Sinop’ta Lezzetli Bir Gezi
Sadece Karadeniz’in değil bence Türkiye’nin en güzel şehirlerinden biri Sinop. Şehir merkezi ve çevresinin doğası, tarihi, huzurlu insanları ve hepsi birbirinden lezzetli yemekleri ile gidenleri pişman etmeyecek, hatta benim gibi müdavimi olup her yıl gitmek isteyeceksiniz.
Şehri gezmeye başlamadan önce güzel bir kahvaltı için rotayı limana çeviriyoruz. 1902 yılında yapılmış, yani 123 yıllık, “Tarihi Yalı Kahveye” oturuyoruz. “Bir fincan tarih, bir yudum deniz” eşliğinde güne merhaba diyebiliriz artık.
Kahvaltı için Sinop’a gelmişken tercihim, lezzeti ile beni benden alan “Nokul” olacak. Sinop küçük bir şehir, hemen limanın birkaç sokak gerisinde “Demirkollar” fırınından, kıymalı ve üzümlü nokul alabilirsiniz.

Kıymalı nokulu kahvaltıda yerken, üzümlü- cevizli nokulu gün içerisinde bir kahve molasına saklıyorum.

Tane tane dökülen yapısı, hafif yağlı dokusu ve hamurunun farklı lezzeti ile hafızanıza kazınacağına inanıyorum. Samsun “Bafra nokulu” da lezzetli ama Sinop’unki bambaşka. Evet bu enerji ile artık şehri gezmeye başlayabiliriz.
6000 yıllık tarihiyle zaman yolculuğu deneyimi sunan muhteşem bir Karadeniz şehri olan Sinop, aynı zamanda ünlü filozof Diyojen’in de evi olarak bilinir.

Sinop tarihi değerlerinin büyük bir kısmı şehir merkezinde toplanmış olup, çok iyi yönlendirme tabelaları sayesinde yürüyerek gezmek mümkün. Antik dönemden beri yerleşimi ve limanı korumak için inşa edilen Sinop kalesi iç ve dış olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Restore edilen kale, Unesco’nun geçici dünya mirası listesinde yer alıyor. Liman boyunca ve şehrin geri kalan kısımlarında kalenin ayakta kalan kısımlarını görmek ve gezmek mümkün.
Sinop tarihini daha yakından tanımak için Arkeoloji ve Etnografya müzelerini gezerek başlamanızı öneririm.

Anadolu’nun Alcatraz’ı; Tarihi Sinop Cezaevi
13. yüzyılda Anadolu Selçukluları şehri ele geçirince, Sultan İzzeddin Keykavus bir iç kale inşa ettirip tersane olarak kullanılmasını emretmiş. Daha önce tersane olarak kullanılan kalenin burçları 16. yüzyıldan itibaren hapishane olarak kullanılmaya başlanmış.

Sinop‘un marka varlıklarından biri olan Sinop Tarihi Cezaevi, yeşil ve mavinin birleştiği en güzel yerlerden birinde kaçışın imkânsızlığı nedeniyle filmlere, şarkılara, şiirlere konu olmuştur. Anadolu’nun Alcatraz’ı olarak ünlenen tarihi Sinop cezaevi 1999 yılında kapatılarak müzeye dönüştürülmüştür.

Sinop’ta en çok ziyaretçi alan yerlerin başında tarihi cezaevi geliyor. Bunda ünlü edebiyatçımız Sabahattin Ali’nin bu cezaevinde kalmış olması ve meşhur “Aldırma Gönül” şiirinin burada yazılmış olması en büyük etken. Müze olan cezaevinde restorasyon çalışmaları büyük ölçüde tamamlanmış durumda yalnız daha önceki ziyaretlerimde görmüş olduğum Sabahattin Ali’nin kaldığı koğuş kısmında çalışmalar henüz bitmediğinden o kısım ziyarete kapalı. Ayrıca edebiyat ve basın dünyamızın önemli isimlerinden Refik Halit Karay, Mustafa Suphi, Burhan Felek, Kerim Korcan, Zekeriya Sertel de bu cezaevinde hapis yatmışlar.
Şehir merkezinde görülmesi gereken tarihi yerlerden biri de Alaaddin külliyesi ve camisi. Sakarya Caddesi ile Alaaddin Keykubat Caddesi’nin kesiştiği noktada bulunan Alaaddin Camii, Sinop’un en eski Selçuklu yapısıdır. 1214 yılında Selçukluların şehri fethetmesinden hemen sonra inşa edilmiştir.
Alaaddin Camii’nin karşısında bulunan Pervane Medresesi, şehrin düşmanlarından kurtarılmasını anmak amacıyla 1262 yılında Muineddin Süleyman Pervane tarafından yaptırılmıştır. Medresenin mermer kapısı, dönemin taş işçiliğinin güzel bir örneğidir.
Şehir merkezinde görülecek yerler arasında Balatlar kilisesi, tarihi saat kulesi, tarihi jandarma binası, şehir kulübü, Dr. Rıza Nur kütüphanesi, sivil mimari örneklerini görmek için kuru çeşme sokağı gezilebilir. Yönlendirme işaretleri sayesinde daha fazlasını zamanınızın bolluğuna göre gezebilirsiniz.
Bu kadar gezme sonunda acıktığımıza göre yeniden Sinop’un lezzetlerine dönebiliriz. Sadece burada değil diğer illerde de bilinen en meşhur yemeği “Sinop Mantısı”. Sinop’ta şekli ve büyüklüğü dolayısı ile “kulak” da deniliyor. Klasik mantılardan ayırt eden başlıca özelliği hamurunun çok ince olması, boyutu ve iç dolgunun bolluğu. Şehrin önemli ürünlerinden cevizle servis edilmesi de ayırıcı bir özellik. Yoğurtlu ve cevizli denemek istiyorum derseniz o da mümkün. Aynı tabakta iki sunumu birlikte sipariş edebilirsiniz.

Şehrin birçok yerinde mantı yiyebilirsiniz. Benim tavsiyem sahil boyunda “Teyze’nin Yeri” ve “Mantıcı Hala” olacaktır. Ben tatlı da severim derseniz Sinop’ta “İncir Uyutması” ve “Tak Tak Helvası” deneyebilirsiniz.
Eğer bulabilirseniz ya da bir arkadaş evinde annelerin yaptığı “Mısır Çorbası”, “Dildan Köfte”, “Kestaneli Pilav” Sinop’un eşsiz lezzetlerinden diğerleri.
Şimdi biraz şehrin dışına çıkıyoruz. Yaklaşık 12 km uzaklıkta şehrin doğasını ve havasını en iyi hissedeceğiniz doğal bir koy olan adını kumlarının renginden alan “Akliman”a gidiyoruz. Yol boyunca denize girebilir ya da kamp ve karavan tatili yapmak isterseniz de birçok güzel yer görebilirsiniz. Her yerde göremeyeceğimiz ve koruma altındaki kum zambaklarını burada görmek mümkün olacaktır.

Akliman’ın hemen arka tarafında yer alan, 1.Derecede doğal sit alanı olan “Hamsilos” koyu ikinci durağımız. Hamsilos’u özel kılan neden Türkiye’nin yapısı itibarıyla Norveç fiyordlarını andıran tek doğal limanı olması.

Bu rotada üçüncü durak, Türkiye’nin en kuzey noktasına, son kara parçasına “İnceburun” deniz fenerine doğru olacak. 1863 yılından bu yana faal olan fener yolu düşenlerin mutlaka görmesi gereken bir yer.

Günü Şahin tepesinde güneşi batırarak ve en güzel Sinop manzarası ile tamamlayabiliriz.

Bu kadar güzel bir günü lezzetli tamamlamak için akşam yemeğine yine liman tarafına gidiyoruz. Karadeniz’den mevsiminde çıkan en taze en lezzetli balıkları burada bulabilirsiniz. Kalkan özellikle buranın balığı ayrıca palamut, mezgit, barbun, hamsi, iskorpit yyebilirsiniz. İstanbul’a göre çok daha uygun fiyata balık yemek için önerilerim, Saray Restoran, Beyaz Ev, Okyanus Balık Evi.

Kaldığınız süreye göre Sinop çevresinde görmeniz gereken bazı yerleri de paylaşmak isterim.
Sinop Erfelek Tatlıca Şelaleleri. Tabiat parkı içerisinde biraz yorucu olsa da peş peşe birçok şelaleyi aynı anda görmek için çok iyi bir parkur.

Ayancık ilçesi deniz kenarında şirin bir ilçe. Ama Ayancık yaylaları bir gece geçirmek için bulunmaz bir yer. Orman içerisinde stabilize bir yoldan önce Akgöl’e geliyoruz. Göl yüzeyinde lotus ya da diğer adıyla nilüfer çiçeklerinin açtığı yaz ayları gelmek için ideal.

Akgöl’ün 7-8 km yukarısında görülmesi gereken İnaltı mağarası bulunmaktadır. Mağara denizden 1070 metre yüksekliktedir. Mağaranın 50 metre altına kadar araçla ulaşım bulunmaktadır. Buradan da merdivenler aracılığıyla mağaranın ağzına ulaşıla bilmektedir.

Boyabat ilçesi tarihi evleri, kalesi ve bazalt kayalıkları ile mutlaka görülmesi geren bir yer.

Gezinizin sonunda acıkmış iseniz Boyabat yemek molası için en ideal yerlerden birisi. İlçenin ve yörenin önemli lezzetlerinden birisi de “Sırık Kebabı”.

Boyabat çarşıda gezerken “Postaloğlu” soy ismini taşıyan, amca- yeğen-kuzen birçok sırık kebap yapan lokanta göreceksiniz. Bir tanesine girin ve günün yorgunluğuna değecek bir ziyafet çekin derim.

Yazın sıcağından bunaldınız ise tatilde Akdeniz ve Ege kıyılarına göre minumum10 derece daha serin, ormanlar, dağlar ve denizle iç içe, yöresel lezzetlerin en iyisini makul fiyatlarla yemek için Karadeniz ama özellikle Sinop sizi bekliyor.
